Kayseri İli Tarihi ve
Turistik Yerleri
Orta Anadolu’nun ticâret ve sanâyi
merkezi, kara ile demiryollarının kavşak noktası olan
Kayseri tabiî güzellikleri yanında çok zengin târihî
eserlere sâhiptir. Çok eski bir yerleşim merkezi olduğundan
pekçok târihî eser ve yeri vardır. Bunların en önemlileri
Selçuklu veOsmanlı devrine âit olanlardır. Selçuklu eserleri
Konya’dan sonra en çok Kayseri’dedir. Selçuklu ve Osmanlı
devri eserleri görülmeye değer güzellikte birer sanat
şâheserleridir. Önemlilerinden bâzıları:
Kayseri Kalesi: Beşinci asırda Bizans İmparatoru Justinianus
yaptırmıştır. Birçok harpte zarar gören kale Birinci
Alâeddîn Keykubâd zamânında tâmir edilmiştir. Daha sonra
Karamanoğlu ve Osmanlılar devrinde tâmir edilerek
kullanılmıştır. İç ve dış kaleden meydana gelmiş ise de
bugün dış kale çok harab vaziyettedir. İç kale dörtgen
plânlı 195 burçludur. Doğuda güneyde ve kuzeyde olmak üzere
üç kapısı vardır.
Zamantı Kalesi: Pınarbaşı yakınındadır.
Şahmelik Kalesi: Develi ilçesinin Şahmelik köyü
yakınlarındadır. Romalılar döneminde yapılan kale,
Bizanslılar tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde harab
vaziyettedir.
Yeşilhisar Kalesi: Adıyla anılan ilçededir.
Develi Kalesi: Develi ilçesinin batısında sarp kaya üzerine
yapılmıştır. Harab vaziyettedir.
Hunad Hâtun Külliyesi: Anadolu Selçukluları devrinde yapılan
ilk külliyelerdendir. 1238’de Birinci Keykubad’ın eşi
Mahperi Hunad Hâtun tarafından yaptırılmıştır. Külliye,
câmi, medrese, türbe ve hamamdan meydana gelmiştir. Câmi
minâresizdir. Minâresi ve büyük kubbe de İkinci Abdülhamîd
Han zamanında yaptırılmıştır. Külliye, taş işçiliği
şâheseridir. Hamam 1968’de Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından tâmir ettirilmiştir.
Kölük Câmii ve Medresesi: On üçüncü asır Selçuklu eseridir.
1205 senesinde Selçuklu kumandanlarından Mazaffereddîn
Mahmûd’un kızı Atsız Elti Hâtun yaptırmıştır. 1335’te
depremden zarar gören yapıyı Kölük Şemseddîn tâmir ettirdiği
için onun ismi ile anılmaktadır. Câminin mihrabı ve çinileri
çok meşhurdur. Medrese iki katlıdır.
Hacı Kılıç Câmii ve Medresesi: Selçuklu vezirlerinden Ebû
Kâsım Ali Tûsî 1242-1249 arasında yaptırmıştır. Câmi ve
medresenin giriş kapıları nefis taş işçiliğinin güzel
örneklerindendir. Câmi dışardan kale gibi gözükür. Sarı ve
siyah taştan yapılmıştır.
Ulu Câmi: On ikinci asır Selçuklu eserlerindendir. 1135’te
yapılan eser 1,5 m toprağa gömülüdür. Melih Mehmed Gâzi
tarafından yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tâmir gören
eser ilk orjinal yapı özelliğini kaybetmiştir. Yanında türbe
ve medrese vardır. En eski Türk eserlerinden ve Anadolu’daki
ilk Türk câmilerinden olup, minâresi Türkiye’nin en uzun
minârelerindendir. On sekizinci asrın sonlarında
Reîsülküttâb Râşit Efendi yanına bir kütüphâne yaptırmıştır.
Çok değerli yazma eserleri vardır.
Kurşunlu Câmi: 1585’te yapılmıştır. Osmanlı devrine âittir.
Asıl ismi Hacı Ahmed Paşa Câmiidir. Mîmar Sinan’ın eserleri
arasında yer almaktadır. Hacı Ahmed Paşa, kaptân-ı deryâ
idi. Kubbesi kurşundan olduğu için bu isim verilmiştir. Câmi
külliyesinde kervansaray aşhâne, paşa odaları, medrese
odaları ve şadırvan vardır.
Fâtih Sultan Mehmed Câmii: 1478’de Fâtih Sultan Mehmed
tarafından yaptırılmıştır. Kale içinde olduğundan Kale Câmii
olarak da bilinir.
Lalapaşa Câmii: Muslihiddîn Paşa tarafından 1308’de
yaptırılmıştır. Lâle Câmii de denir. Minberi eşi bulunmaz
bir şâheserdir. Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın hediye ettiği
muhâfazada sakal-ı şerîf bulunmaktadır.
Ulu Câmi: Bünyan ilçesindedir. 1256’da Kaluyan bin Karabuda
tarafından yaptırılmıştır. Taç kapının kitâbe ve süslemeleri
çok güzeldir. Kesme taş duvarları ile kale görünümündedir.
Develi Ulu Câmi: Develi ilçesindedir. 1281’de Göçer Araslan
ve eşi Saad tarafından yaptırılmıştır. Mihrabı çok süslüdür.
Avgunlu Medresesi: On üçüncü asırda yapılmıştır. Medrese,
Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yeniden restore
edilmiştir.
Sâhibiye Medresesi: 1267’de Selçuklu vezirlerinden Sâhip Ata
yaptırmıştır. Kapısını çevreleyen geometrik işlemeler
Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir.
Köşk Medrese: 1341’de Alâeddîn Eratna tarafından
yaptırılmıştır. Kesme taştandır. Avlunun ortasında bir türbe
vardır. Türbede Alâeddîn Eratna ve hanımı gömülüdür.
Hâtuniye Medresesi: 1432’de Dulkadiroğullarından Nâsıreddîn
Mehmed bin Halil tarafından yaptırılmıştır. Kapısının
yanında sivri kemerli iki güzel çeşme vardır.
Çifte Medrese(Şifaiye Gıyâsiye Medresesi): Biri medrese biri
hastâne olmak üzere, bitişik iki yapıdan meydana gelmiştir.
Dünyada ilk tıp fakültesidir. 1205’te Selçuklu Sultanı
Gıyâseddîn Keyhüsrev kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan adına
vasiyeti üzerine vakıf olarak yaptırmıştır. Kapısı ince
işlemeleri ile Selçuklu taş işçiliğinin ilginç
örneklerindendir. Hastâne kısmının duvarına bitişik Gevher
Nesibe Sultan Türbesi vardır.
Keykubadiye Sarayları: Alâeddin Keykubâd’ın 1224’te
yaptırdığı yazlık binâlardır. Küçük bir gölün kıyısında üç
köşkten meydana gelmiştir.
Sultan Hanı: Kayseri-Sivas yolunda, Palaş köyündedir.
Kitâbesinden 1236’da yapıldığı anlaşılmaktadır. Avlusunda
kare plânlı köşk mescid vardır. Konya Sultan Hanından daha
büyüktür.
Tekgöz Köprüsü: Kayseri-Ankara yolunda Kızılırmak
üzerindedir. Kitâbesinden 1203’te Rükneddîn Süleymân
tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Uzunluğu 120 m
genişliği 27 metredir.
Çokgöz Köprüsü: Kayseri-Yozgat yolunda, kızılırmak
üzerindedir. On üçüncü asırda yapılmıştır. Değişik ebatlarda
on beş gözden meydana gelmiştir. Yapılan tâmirler yüzünden
orijinal yapısı kaybolmuştur.
Karatay Hanı: Kayseri-Malatya yolundadır. Atabey Emir
Celâleddîn tarafından 1240 senesinde yaptırılmıştır.
Bezemeli kapısı çok güzeldir.
Çifte Kümbet: 1247’de Sultan Birinci Keykubad, eşi Melîke
Âdile için yaptırmıştır. Sivas Caddesi üzerindedir. Kare
kaide üstünde sekizgen gövdeli kümbetin pramit külahı
yıkılmıştır.
Döner Kümbet: Kayseri-Talas arasındadır. 1276 senesinde
BirinciAlâeddîn Keykubâd’ın kızı Şah Cihan Hâtun için
yapılmıştır. 12 köşeli olup, üstü koni biçiminde bir külah
ile örtülüdür. Sarımsı kesme taştan yapılmıştır. Bitki
motifleri ve geometrik motiflerle süslüdür. Kümbete iki
yönlü dar bir merdivenle çıkılır.
Melik Gâzi Türbesi: Pınarbaşı ilçesine bağlı Melik Gâzi
köyündedir. On ikinci asırda yapılmıştır. İki katlı olup,
alt katta lahid odası, üst katta ise sandukaların bulunduğu
oda vardır. Türbenin dış yüzü tuğlalarla kaplıdır. Tuğlalar
geometrik desenler biçiminde dizilerek güzel bir görünüm
kazandırılmıştır.
Eski eserler: Kayseri’nin 20 km kuzeydoğusunda bulunan
Kültepe, Hitit ve Asurlulara âit 4000 senelik bir yerleşim
merkezidir. Eski adı “Kaniş” (Kaneş) idi. Kazılarda binlerce
tablet bulunmuştur. Bu antik şehrin kalıntıları da vardır.
Asurlu tüccarların bir kolonisiydi. Burada bronz ve bakır
çağ devirlerine âit eserler de bulunmuştur. Karum: Kültepe
yakınlarında eski bir Hitit ve Asur kenti kalıntısıdır.
Erkilet: Hititlere âit bir kentin harâbeleridir. Soğanlı
Harâbeleri: Roma devrine âit kiliseler vardır. Bu harâbeler
Erdemli, Doğanlı, Araplı ve Göreme’dekilerle aynı özelliği
taşır. Başköy’deki büyük kiliseye yer altı kanalları ile
bağlıdır. Hepsi fresklerle süslüdür. Kayabaşı Mağaraları:
Bünyan ilçesi yakınında olup, ilk çağlara âit sanat izleri
bulunur. Roma Mezarı: Sahabiye Medresesi yanında M.Ö. üçüncü
asra ve Romalılara âit bir mezardır. Fraktın Yazılı
Kabartmalar: Develi ilçesi Fraktın köyü yakınında kayalar
üzerinde Hititlere âit yazı ve resimlerdir. İmamkullu
Kabartmaları: Develi ilçesinin İmamkullu köyü yakınındadır.
Büyük bir kaya (Şimşek Kaya) üzerine yazılmış hiyeroglif
yazılar ve kabartma resimler Hititlere âittir. Yemliha
Kartalı: Kayseri müzesinde bir Hitit eseridir. Yekpâre
granit taştan yapılmıştır. 2 metre 20 cm yükseklikte ve 4
ton ağırlıktadır.
Tabiî güzellikler:
Kayseri’de tabiî güzelliği ile meşhur pekçok mesire yeri
vardır. Başlıca mesire yerleri şunlardır:
Erciyes Dağı: Zirvesi devamlı karla örtülü ve İç Anadolu’nun
en yüksek dağı olan Erciyes Dağı ve eteklerinde manzarası ve
tabiî güzelliği fevkalâde olan mesire yerleri vardır. Ayrıca
dağ, kayak sporlarına müsâittir. Erciyes ve Tekir yaylası
kış aylarında dağcılık ve kış sporları merkezi özelliğini
taşırken, yaz aylarında ideal bir dinlenme yeridir. Çeşitli
tesisler, yüzme havuzu, telesiyej yanında dağ evi vardır.
Uludağ’dan sonra Türkiye’nin en büyük kış sporları
merkezidir. Bağlar: Merkez ilçe ile Erkilet, Gesi, Talas ve
Hisarcık arasındadır. Boğaz Köprü: İl merkezinin batısında
20 km mesâfede bulunan bu mesire yeri Karasu yanındadır.
Gesi: Tabii bir dinlenme, yeridir. Bağları türkülere konu
olmuştur. Talas: Şehre 7 km mesâfededir. Hisarcık: Park ve
yüzme havuzu vardır. Dağ evi, su, yeşillik, güneş ve devamlı
rüzgâr ile eşsiz bir mesire yeridir. Hisarcık, dağ evine
gitmek isteyenlerin geçtiği bir mesire yeridir. Mimar Sinan
Parkı ile İnönü Parkı: Şehrin içindedir. Geniş bir sahaya
yayılmıştır.
Kapuzbaşı Şelâlesi: Kayseri’ye 170 km mesâfede, ilin güney
sınırındadır. Torosların Hacer bölgesinde, yüksekliği yer
yer 70 ilâ 150 metreyi bulan kayalardan çıkıp aynı adlı bir
çayı meydana getiren şelâleler, Kayseri ve civârının en
önemli tabiat harikalarından birisidir. Bir vâdide yükselen
kayalıklara eski Türkçede “kapuz” adı verildiği için
şelâleler bu adla anılmaktadır. Türklerin bahar mevsiminde
buraya gelip şelâlelerin başında kopuz çaldıkları için bu
adı aldığını nakledenler de vardır. Yedi ayrı kaynaktan
çıkan sular, meydana getirdikleri şelâleler ile seyredenleri
âdeta büyülemektedir.
Kaplıca ve içmeleri:
Kayseri ili içme ve kaplıca bakımından oldukça zengindir.
Önemli ve meşhur kaplıcaları şunlardır:
Bayramhacı Kaplıcası: Kayseri’ye 80 km uzaklıkta Bayramhacı
köyü yakınlarındadır. Romatizmal rahatsızlıklara, gut
hastalığına ve dolaşım sistemi rahatsızlıklarında
faydalıdır. İçme kürleri karaciğer ve safrakesesi
hastalıklarına iyi gelir. Kaplıca yanında tesisleri vardır.
Yeşilhisar İçmesi: Yeşilhisar ilçesine 11 km uzaklıkta,
Kayseri-Niğde yolu üzerindedir. Mîde ve barsak
rahatsızlıklarına faydalıdır. Kaplıca yanında tesisleri
vardır.
Tekgöz Kaplıcası: Yemliha köyündedir. Çok eski zamanlardan
beri kullanılan bu kaplıca nevralji, yarım felç, kırık ve
çıkık ile kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Hasanarpa Mâden Suyu: İl merkezine 12 km uzaklıkta Hasanarpa
köyündedir. Mîde, karaciğer ve böbrek hastalıklarına iyi
gelir.
Kayseri Tarihi ve
Turistik Yerler
Sağlık Ocakları
Telefon Numaraları ve Adresleri
İlçeleri--> Akkışla
- Bünyan -
Develi -
Felahiye -
Kocasinan - Melikgazi
- Özvatan -
Pınarbaşı -
Sarıoğlan -
Sarız - Talas -
Tomarza -
Yahyalı -
Yeşilhisar