|
ILGIN İLÇESİ
Yüzölçümü : 1394 km2
Nüfusu : 81506
İlçe Merkezi : 33040
Köyler : 48466
Rakım : 1092 m.
Ilgın İlçesi günümüzden 3500 yıl önce
M.Ö. 1500-1200 yılları arasında şimdiki iskan yerinin 25 km kuzey
doğusunda Hititler tarafından "Yalburt" adıyla büyük bir şehir
devleti olarak kurulmuştur.
Klasik devirlerde Triatum olarak
adlandırılan Ilgın Kral yolu üzerinde bulunması sebebiyle önemli bir
şehir olarak dikkati çeker. Ege kıyısında Lida'nın başkenti Sard'dan
başlayarak Mezopotamya'ya kadar ulaşan Kral yolu üzerinde bulunan
Ilgın ve çevresi, sırasıyla Hitit, Firig, Lidya, Roma ve Bizans'a
bağlanmış daha sonra 1077 yılında Anadolu Selçuklu Devletinin
Kurucusu olan Kutalmışoğlu Süleymanşah tarafından fethedilerek,
Büyük Selçuklu Devleti'ne katılmıştır.
Ilgın, Anadolu Selçukluları zamanında
başşehir Konya'nın değerli bir "su şehri" idi. Haçlı seferleri
sırasında bir çok kere yağma edilen Ilgın, Selçuklular zamanında
bilhassa Alaaddin Keykubat ve Gıyasettin Keyhusrev zamanında imar
görmüştür.
Alaaddin Keykubat ve Vezir Sahip Ata
tarafından büyük bir kaplıca binası (hamam) inşaa edilmiştir. Bundan
dolayı "Kaplıca Şehri" olarak tanınmıştır. Alaaddin Keykubat
Erzincan'ı teslim eden ve kendisine yardımlarda bulunan Mengücek
oğlu Davut Şah'a 1227 yılında Akşehir ile birlikte tımar olarak
verilen Ilgın daha sonra Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin ve
oğullarının eline geçmiştir.
Selçuklu Veziri Sadettin Köpek'in
türbesi ilçemizin Şıhcarullah mahallesinde bulunmaktadır. Anadolu
Selçuklu Devletinin son sultanının 1308'de Kayseri'de ölmesi üzerine
Anadolu'nun idaresi Moğalların bir kolu olan ve Irak dolaylarına
hakim olan İlhanlı Devletinin gönderdiği valiler tarafından
yönetilmiştir. Ilgın ise Beyşehir dolaylarına hakim olan
Eşrefoğulları beyliğinin eline geçmiştir. Eşrefoğulları İlhanlılar
tarafında ortadan kaldırılması üzerine 1307'de Isparta hakimi olan
Hamitoğullarının eline geçmiştir. 1381 yılında Hamitoğlu Hüseyin Bey
tarafından Osmanlı padişahı birinci Murat'a satılmıştır.
Ilgın Osmanlılar'a satılmasından
sonra Osmanlı Karamanlı mücadeleleri sonrasında Karamanoğulları'nın
eline geçmiş 15. Yüzyılın başlarında Turgutoğulları'nın idaresine
verilmiştir. Karamanlı-Osmanlı mücadelesi sırasında Ilgın da sık sık
el değiştirmiştir. 1467'de Fatih Sultan Mehmet tarafından kesin
olarak Osmanlı Devletine katılmış ve Akşehir Sancağına bağlanmıştır.
Fatih Devrinde Karaman eyaleti vakıf
ve emlak yazımı yapılmıştır. Yazımın sonunda Karaman eyaleti 11.
Vilayet ve iki nahiyeye ayrılmış olup, Ilgın'da Vilayetler arasında
yer almıştır. İkinci Beyazıt zamanında Karaman Eyaleti'nin ikinci
bir yazımı daha yapılmış olup, bu yazımın sonunda Ilgın kaza olarak
gösterilmiştir.
Lala Mustafa Paşa Kıbrıs Seferine
giderken Ilgın'dan geçmiş ve halk arasında Kurşunlu Camii olarak
bilinen Camii ve Kervansaray yaptırmıştır. Dördüncü Murat 1638'de
Bağdat seferine giderken Akşehir yoluyla Ilgın'a gelmiş kaplıcanın
karşısındaki geniş ova da otağını kurmuş ve bir de Saray
yaptırmıştır. Fakat bugün bu sarayın kalıntıları yok olmuştur.
Mustafa Kemal Atatürk Büyük Taarruz
öncesi Akşehir'e giderken Ilgın'da bir süre kalmış, birlikleri
denetlenmiştir.
Ilgın, Doğu'da Kadınhanı, Batı'da
Doğanhisar, Akşehir, Tuzlukçu Güney'de Hüyük, Beyşehir, Selçuklu,
Derbent ve kuzeyde Yunak ilçelerimizle çevrilmiştir.
Ilgın'ın kuzey ve batı yönlerini
çıplak dağlar, güney yönlerini ise meşelerle örtülü yer yer çam
ormanlarıyla kaplı daha yüksek dağlar çevirir. İlçe merkezi düz
alanda verimli topraklar üzerine kurulmuş günden güne büyüyüp
gelişmektedir.
ILGIN KAPLICASI :
Ilgın kaplıcaları çok eski zamandan
beri tanınmıştır. Romalılar ve daha sonra da Bizanslılar zamanında
kaynaklar üzerinde hamamlar yapılmış olduğu gibi Selçuklular
zamanında baş şehir Konya'nın değerli bir su şifa kaynağı olmuştur.
Selçuklu Sultanları'ndan Alaaddin Keykubat harap olan Bizans
hamamları yerine 1236 yılında ilk Türk hamamını Ilgın'da
yaptırmıştır. Sonradan bu hamam Selçuklu Sultanları'ndan 2.
Kıyaseddin Keyhüsrev zamanında çok hayırla hizmetlerde bulunan
Selçuklu vezirleri Sahipataoğullarından Hüseyinoğlu Ali tarafından
tamir edilmiştir. Daha sonra 1267 yılında Selçuklu veziri Sahipata
Fahrettin Ali tarafından yeniden inşa edilmiştir. Mimari Taluya (Kelu)'dur.
Böylece Ilgın kaplıcalarının şimdiki ayakta duran eski eserler
bölümü tamamlanmıştır. Ilgın Kaplıcaları Romalılar, Bizanslılar,
Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Türk halkının Sultanlarının
mürşidlerinin şifa bulduğu yerdir
Gönüller Sultanı Hz. Mevlana'nın
kaplıcalarda banyo aldığı, Mesnevisi'nin büyük bir kısmını burada
yazdığı söylenir. Meşhur Seyyahımız Evliya Çelebi de çok etkilendiği
kaplıcalarda seyahatnamesinde bahsetmeden geçememiştir.
Kaplıcalar bir hamam değil şifa
gücüne sahip yer altı su kaynağıdır. Esas faktörlerin başında ihtiva
ettikleri madenler, minareler, izmareler, anyon ve katyonlar ile
bilhassa radyo aktivite denilen ışın gücüdür. Bu nedenledir ki Ilgın
Kaplıcalarının bir çok hastalığı (iç-dış) tedavi ettiği bilinen
gerçektir.
Renksiz ve kokusuz tabii lezzetinde
kaplıca suyu 42 derece olup felç, siyatik, trahom, göz ağrıları,
cilt hastalıkları, sinir ve yorgunluklar, kadın hastalıkları,
romatizma, içilmek suretiyle böbrek taşlarının düşürülmesi vb. çok
faydalıdır. Ilgın kaplıcaları Ilgın Belediye Başkanlığınca
işletilmekte olup 526 yatak kapasitelidir.
Ilgın, tarihi eserler açısından
oldukça zengin ilçelerimizdendir. Bu eserlerden; Saadettin İsa
Kümbeti (1826), Dediği Mahmut Sultan Mescidi ve 1. Kılınç Arslan
Camii, Selçuklu döneminde inşa edilmişlerdir. Karamanoğulları
beyliği devrinde Pir Hüseyin Bey Camii (Ulu Camii) yapılırken,
Osmanlı Devrine ait eserler ise şunlardır :
Lala Mustafa Paşa Camii (Kurşunlu
Camii), Kervansaray, Handev-i Kandevi Türbesi.
Konya'nın Diğer
İlçeleri -->Ahırlı -
Akören -
Akşehir -
Altınekin -
Beyşehir -
Bozkır -
Çeltik -
Cihanbeyli -
Çumra -
Çatalhüyük -
Derbent -Derebucak
- Doğanhisar -
Emirgazi -
Ereğli -
Güneysınır -
Hadim -
Halkapınar -
Hüyük -
Ilgın -
Kadınhanı -
Karapınar -
Karatay -
Kulu -
Meram -
Sarayönü -
Selçuklu -
Seydişehir -
Taşkent -
Tuzlukçu -
Yalıhoyük -
Yunak |