Divriği İlçesi
Sivas İlinin Büyük
İlçelerinden biri olan Divriği eski bir tarihe sahiptir.
Hititler zamanından beri yerleşim alanı olarak bilinen
Divriği’nin adı, eski Yunan yazmalarında Apbrike olarak
geçmektedir. Bizans devrinde Tepbrike olarak yaygın bir hal
almış ve Türklerce Divrik adıyla anılmıştır. Arap
Coğrafyacıları ise şehrin adını ilk kaynaklara uygun olarak
Abrik şeklinde tespit etmişlerdir.
Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Divriği Türk
Egemenliğine girdiği, Divriği’nin Alpaslan’ın komutanı
Mengücek Gazi’ye verildiği ve O’nun bağılı olduğu Oğuz
boylarından Kayı, Bayat, Karaevli ve Akevli boylarının
yerleştiği bilinmektedir. Mengücek Gazi’nin oğlu İshak’ın
1142 yılında ölümü üzerine ikiye ayrılan Mengücek Beyliğinin
Divriği kolunu Süleyman bey kurmuştur. Bu beylik kültürel
bir gelişme gösterirken bir yandan‘da Anadolu Selçuklu
Sultanlığına bağlı olarak Hıristiyanlara karşı sürmekte olan
savaşlara katılmıştır. Bu devirde Süleyman Şah’ın 1224
tarihinde yaptırdığı KALE ile oğlu Ahmetşah tarafından 1228
yılında yaptırılan ULUCAMİ ve ayrıca Ulucamiye bitişik
olarak Ahmetşah’ın karısı Turan Melek tarafından yaptırılan
DARÜŞŞİFA büyük bir önem taşır. Divriği’deki son Mengücek
beyi Salih’e ait kitabe 1252 tarihini göstermektedir.
Anadolu’daki türk birliğinin dağılmış olduğunu bu devirde,
Sivas Eratna oğullarına bağlanmışken Divriği’nin Mısır-Memlük
yönetiminde kaldığı görülür. 1398’ de Karyüllük Osman’ın
Sivas Sultanı Kadı Burhanettin‘i Zara ile Divriği arasında
yenilgiye uğratıp öldürmesinden sonra yöreye egemen olan
Osmanlı Beyi Yıldırım Beyazıt, Divriği Kalesini Mısırlı Vali
İbrahim Şuhri’nin Oğlundan teslim almış, ancak 1401’de
Timur’a karşı Memlük İmparatorluğu ile bir anlaşma yaparken
bu kaleyi yine onlara bırakmak zorunda kalmıştır.
Divriği’nin Türk Beyliğine kesin olarak katılması, Yavuz
Sultan Selim devrinde Mercidabık Zaferinin sonunda olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğunca Sivas Beyler Beyine bağlı bir
Sancak olarak teşkilatlanan Divriği; Harput, Arapkir ve Zara
yolu üzerinde önemli bir konaktı. 17.yüzyıldan başlayarak
Anadolu’da güvenliğin bozulması üzerine Tunceli dağlarına
sığınan eşkiyaların baskısı altında kaldı. 200 yıl süren bu
güvensizlik devresinde şehir güvenilir sığınaklardan
biriydi. Sivas İlinin yeniden teşkilatlanması üzerine
Divriği bir İlçe haline getirilmiştir.
Coğrafi Konumu
Divriği yukarı Fırat havzasının İçanadolu sınırı yakınında
Sivas İlinin Güneydoğusunda yer alır. Divriği İlçesi, Fırat
Nehrinin kolu olan Çaltı çayı vadisi yakınında kurulmuştur.
İlçenin yüz ölçümü 2781.56 Km2’dir.denizden yüksekliği
ortalama 1225 metredir. Doğusunda Erzincan İli, Batısında
Kangal İlçesi, Kuzeyinde İmranlı ve Zara İlçeleri, Güneyinde
ise Malatya ile çevrilidir. Divriği İlçesi çok dağlık bir
bölgeyi içine almaktadır. Dağlar arasında dik ve derin
vadiler içerisinde Fırat’ın küçük kolları akmaktadır. Arazi
çıplak sarp ve vahşi görünüşlüdür.
İlçenin önemli dağları; Kuzeyde Çengellidağ ( 2650), Delidağ
(2150), Efendi, Göldağ ve Akdağ’dır. Güneyde Yama, Demirli,
Geyikli, Güneydoğuda Sarıçiçek,Doğusunda Igımbat, Batıda
Dumluca yer almaktadır. İlçenin en önemli akar suyu Çaltı
Çayıdır.
İlçeye bağlı Mursal köyü hudutları dahilinde sulama amaçlı
baraj yer almaktadır.
İlçede karasal iklim özellikleri görülür. Kışları çok karlı
ve soğuk, yazları sıcak ve kurak geçer. İlçenin bazı
dağlarında meşe, ardıç ve çam türü seyrek orman alanları
mevcuttur.
Kültür ve Turizm
İlçe başta Ulucami ve Darüşşifası olmak üzere bir çok kümbet
ve tarihi eserlere sahiptir. Gerek yurt içinden ve gerekse
yurt dışından çok sayıda yerli ve yabancı turist gelerek
buraları ziyaret etmektedir. Bu tarihi eserlerin yurt içinde
ve yurt dışında yapılan tanıtımları ile ilçede turizm
açısından büyük canlılık yaşanmaya başlanmıştır.
Aşık Veysel'in Hayatı
Sivas Tarihi ve Turistik
Yerler
Sivas Yöresel
Yemekleri ve Yemeklerin Tarifleri
İlçeleri--> Akıncılar
- Altınyayla
- Divriği -
Doğanşar -
Gemerek -
Gölova -
Gürün -
Hafik -
İmranlı -
Kangal -
Koyulhisar -
Suşehri -
Şarkışla -
Ulaş - Yıldızeli -
Zara