Kangal İlçesi
Kangal
İlçesinin yerleşim tarihi oldukça eskidir. 1071 yılındaki
Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya gelen ilk Türk
boyları, Anadolu’da bulunan Doğu Roma İmparatorluğuna ait
yerleşim birimlerini ele geçirerek, bir kısmı ilçenin
merkezine yakın bulunan Humarlı köyüne yerleşmişlerdir. Bu
yerin tarıma çok elverişli oluşu ve doğuyu batıya bağlayan
İpek yolu güzergahında oluşu, buraya yerleşen Türk
Boylarının ipek yolu güzergahını seçmeleri ticaretle
uğraştıklarını göstermektedir. Zamanla güçlenen bu Türk boyu
etrafındaki diğer boylara gücünü kabullendirerek bir
derebeylik kurmuşlardır. Sonradan Selçuklular döneminde de
posta işleri de bu derebeyliğe verilmiştir. Selçuklular
döneminde Alacahan Bucağı’nda bir kervansaray yapılarak bu
yörenin önemi daha da artmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, bu yer Samsun ve Giresun
Limanlarını Anadolu’ya bağlayan ve İstanbul’dan gelen yolla
birleşmiştir. Böylelikle Halep’e kadar uzanan meşhur Bağdat
Şosesi, Humarlı Köyü civarındaki Halep Köprüsünün 1626
yılında tamamlanmasından sonra hizmete açılmıştır.
Derebeylik XVIII’nci asra kadar devam etmiştir. Sonradan bu
yörede de derebeylik ve ağalık savaşları giderek arttığından
Humarlı Köyü dağılmıştır. Dağılan boylardan bir kısmı bu
günkü ilçe merkezine yerleşmiştir.
İlçe 1902 yılına kadar bucak olarak kalmış ve o vakte kadar
Bucak Subaşı unvanı ile makam kisvesi bir cübbe ve markop
denilen ayak giyimi ile sembolleştirilmiştir
Kangal İlçesinin Kangal ismini alışını doğrulayan çeşitli
rivayetler vardır. Bunlardan birincisi, Birlik ve
beraberliği ifade eden anlamdadır. Kangal ilçesi geniş bir
vadi içerisinde olduğundan etrafındaki dağların Kangal
şeklinde çevrilmesine izafeten, ikincisi Kangal’a yerleşen
iki düşman aşiretin kan davalarına burada son vermeleriyle
KAN-KAL şeklinde isim oluştuğu bilahare şive nedeni ile
Kangal’a dönüştüğü, üçüncüsü ise burada yetişen dikenli boz
renkte Kangal yabani otunun çokluğu nedeniyle “Kangal”
ismini aldığıdır.
Coğrafi Konumu
Kangal İlçesi Orta Anadolu Düzlüğü ile Doğu Anadolu
engebelerinin birleştiği yerdedir. Doğusunda Divriği,
Kuzeydoğusunda Zara, Batısında Altınyayla, Kuzeybatısında
Ulaş, Kuzeyinde Hafik, Güneyinde Gürün, Güneydoğusunda
Malatya, Güneybatısında Kayseri ile çevrilidir.
İlçenin kuzey ve doğusu engebeli güney ve batısı ise
düzlüktür, bu düzlük Uzunyayla Platosu’nun uzantısında
bulunmaktadır.
İlçenin ortalama yüksekliği 1400-1600 m. olmakla birlikte
Kuzeyde bulunan Yılanlı Dağı 2200 m. ile en yüksek arazi
kesimidir.
Kuzeyde Yılanlı dağı bölgesi ve Güneydoğuda kepez dağı
bölgesi hariç bölgenin tamamına yakını tarıma elverişlidir.
Kuzey-Güney uzanımında Kazıklı çayı, Batı-Doğu uzanımında
Kürtler çayı, Köprüler dışında geçişe izin vermemektedir.
Bölgenin tamamına yakını bozkır arazisi şeklinde çıplak
arazi yapısına sahiptir. Bölgenin en önemli geçitleri
Yağdonduran (1700 m.) ve Aptalboğan (1750 m.) geçitleridir.
İlçe Sivas ve Malatya illerine 850-05 ve 850-07 Devlet
karayolu ile Divriği, Gürün ve Ulaş ilçesine il yolu ile
bağlıdır.
Aşık Veysel'in Hayatı
Sivas Tarihi ve Turistik
Yerler
Sivas Yöresel
Yemekleri ve Yemeklerin Tarifleri
İlçeleri--> Akıncılar
- Altınyayla
- Divriği -
Doğanşar -
Gemerek -
Gölova -
Gürün -
Hafik -
İmranlı -
Kangal -
Koyulhisar -
Suşehri -
Şarkışla -
Ulaş - Yıldızeli -
Zara