Zara İlçesi
Zara’
da yerleşim Kalkolitik çağa kadar uzanmaktadır. Tödürge Gölü
civarındaki Çil Hasan Mevki’ inde yer alan Kültepe ve gölün
batısında bulunan Tepecik Höyükleri ile Demiryurt (Tödürge)
Köyü civarındaki Kaya Mağaraları bilinen en eski
buluntulardır. Sözü geçen tarihi buluntular MÖ. 2600
yıllarına kadar dayanmaktadır.
Daha sonraki dönemlerde Hitit İmparatorluğu zamanında MÖ
2000 -1000 yılları arasında Zara’da İştitina adlı bir
yerleşim yerinin bulunduğu, bu merkezin Tabal yönetim
bölgesine dahil olduğu ve Sivas’tan doğuya giden bir ticaret
yolu üzerinde yer aldığı görülmektedir.
MÖ. 1000 - 900 yılları arasında Urartu, MÖ. 700 ile 650
yılları civarında Kimer, MÖ 585 yılı civarında Med ve daha
sonra da MÖ. 350 yılı civarında Pers İmparatorluğu’ nun
hakimiyeti altına girmiştir.
Büyük İskender’in, seferleri sırasında kurduğu İmparatorluğa
dahil olan Zara, daha sonra Cappadosia (Kapadokya) bağımsız
prensliğinin sınırları içinde yer almıştır.
MS. 18 yılında Komutan Germanikus’un Cappadosia bölgesini
fethetmesiyle birlikte Roma İmparatorluğu’ na katılmıştır.
Bu imparatorluğun 395 yılında ikiye ayrılmasından sonra ise
Bizans toprakları içinde yer almıştır.
Zara, Bizans döneminde 600 yılına kadar Pontus bölgesinde
yer almış, 7.- 9. yüzyıllarda Armeniakon, 10. yüzyıldan
itibaren Sebastia Theması sınırları içinde yer almıştır.
Türklerin Anadolu’da yurt kurmasından sonra 1080-1178
yılları arasında Danişmendi Beyliği toprakları içinde yer
almış, bu devletin sona ermesini müteakip Anadolu Selçuklu
Devleti’ ne katılmıştır. Zara,imparatorluğun Vilayet-i
Danişmendiye yönetim bölgesi içinde kalmaktaydı.
Selçukluların en mamur parçası Danişmendiye vilayetiydi.
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat 1223 yılında
Selçukluların büyük komutanlarından Kayseri Subaşısı ve
İmparatorluk Saltanat Naibi Emir Kemalettin Kamyar’a Sivas’a
tabi Zara’yı ikta olarak vermiştir. İbni Bibi ve Anonim
Selçukname’ de nakledildiğine göre, o dönemler Zara’nın
iradı 100 bin dirhemdi ve bu ikta karşılığında adı geçen
emirin 60 kişilik cebelü (Asker gurubu) beslemesi
gerekiyordu.
Zara Çevresi, Selçuklu tarihinin üzücü olaylarından birisine
de sahne olmuştur. Bu da Kösedağ Savaşı' dır. Sultan
Gıyasettin Keyhusrev yönetiminde Sivas’tan hareket eden
80.000 kişilik Anadolu Selçuklu ordusu ile Baycu Noyin
yönetiminde Erzincan’ dan gelen 100.000 kişilik Moğol
ordusu, Zara’nın kuzeydoğusunda 1 Temmuz 1243’ te
savaşmışlardır.
Zara bu tarihten 1335 yılına kadar Moğol tahakkümü altında
kalmıştır. 1335-1381 yılları arasında da Eratna Devleti
sınırları içinde yer almıştır. Zara’ nın Eratna Devleti
içinde olduğu dönemde Divriği sınırından itibaren Memlüklü
Devleti toprakları başlıyordu.
Eratna Devleti’ nden sonra aynı topraklarda Kadı Burhanettin
Ahmet Devleti kurulmuş, Zara da bu devlet sınırları içinde
yer almıştır. Kadı Burhanettin Kazabad (Kazova) Savaşı' nda
Sultan’ ın atını almak isteyerek ihanete yeltenmiş olan Emir
Kör Beyazid’ in 1382 yılında huzura gelip af dilemesi
üzerine ihsanda bulunup Zara ve Todurga (Tödürge)
vilayetlerini kendisine Suyurgal olarak vermiştir.
Kadı Burhanettin Ahmet’in yayla mevsimlerini Kösedağ’ da
geçirdiği bilinmektedir. Bezm-i Rezm’ e 1387, 1394, 1395 ve
1396 yılları yaz aylarını Kösadağ’ da geçirdiğine ilişkin
kesin kayıtlar mevcuttur. Bu dönemlerde Kösedağ devletin bir
çeşit yazlık başkenti halini almaktaydı.
Akkoyunlu Hükümdarı Kara Yülük Osman Bey, Sivas Hükümdarı
Kadı Burhanettin’ den 1398 yılında sürüleri için yaylak yeri
göstermesini istemiştir. Kadı ise kendisine sonbahara kadar
bir yer vermiştir. Muhtemelen buna kırılan Osman Bey,
hükümdardan izin almaksızın memleketine dönmek üzere Divriği
Kalesi’ ne doğru hareket etmiştir.
Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde
Zara Arz-ı Rum (Erzurum) eyaleti Paşa (Merkez) sancağına
bağlı olup, Harput-Arapkir-Divriği üzerinden gelip
Karadeniz’e giden ticari yol üzerinde yer almıştır. Osmanlı
dönemi kayıtlarından, Kanuni Sultan Süleyman’ ın 1539
yılında çıkardığı bir fermanla, Zara yöresine, Koçgiri
Aşiretini yerleştirdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu aşiretin
daha önce Horasan’ dan gelip Dersim dağlarına yerleştikleri,
Sultan Alaaddin Keykubat tarafından Derviş Beyaz adlı bir
aşiret büyüğüne verilen tarihi bir şecerede belirtilmiştir.
Zara’ nın 18. yüzyılda Sivas Beylerbeyliği’ ne bağlı bir
yerleşim birimi olduğu, 1771 tarihini taşıyan muhtemel bir
Alman tarafından çizilmiş Osmanlı İmparatorluğu haritasından
anlaşılmaktadır. Bahse konu haritada Zara, Gazzara şeklinde
zikredilmiştir.
1836 yılında Koçgiri adıyla nahiye olan Zara, 1854 yılında
Sivas vilayetine bağlanmış, 1870 yılında Koçhisar (Hafik)
bucağı ile birlikte Sivas Merkez Sancağı’ na bağlı kaza
statüsüne yükseltilmiştir. Belirtilen tarihte Zara, Sivas’ a
bağlı 8 ilçeden birisi durumundadır. 1870 yılında yapılan
sayımda Zara’ da 17.732’ si Müslüman, 1780’ i gayrimüslim
olmak üzere 18.512 erkek nüfus tespit edilmiştir.
Zara’ da Belediye teşkilatı 1871 yılında kurulmuştur. Bu
dönemde ilçe merkezinde Bezzaz, Çarşıbaşı, Hatip, Nefs-i
Zara, Yenicami ve Kilise mahalleleri olmak üzere 6 mahalle
yer almaktaydı.
1877 yılındaki idari düzenlemede de Koçgiri (Zara) Sivas
vilayeti merkez sancağına bağlı bir kaza olarak statüsünü
devam ettirmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’ nun 93 Savaşına (1877-1878 Osmanlı
-Rus Savaşı) girmesini müteakip çıkarılan 9 temmuz 1878
tarihli Nizamname gereğince, ilçenin dağ köylerine yerli
halkın “Kars Göçmeni” adını verdiği Kırım ve Kafkas
göçmenleri yerleştirilmiştir.
1877, 1888 ve 1892 yıllarındaki düzenlemelerde de kaza
statüsü devam ettirilmiştir. Zara Osmanlı İmparatorluğu’ nun
son dönemlerinde önem kazanmıştır. Şemsettin Sami, Kamus ül
Alam isimli eserinde “Sivas Vilayeti Merkez Sancağı’ na
bağlı bir kaza” olduğunu zikretmekte,yine Osmanlı
araştırmacılarından Kolağası Ali Cevat Bey ise1897 yılında
yayımlamış olduğu Memalik-i Osmaniye’ nin Tarih ve Coğrafya
Lügati isimli eserinde, Zara'yı “Sivas Vilayeti Merkez
Sancağına bağlı 41.000’ i Müslüman, 58.000 nüfuslu bir
kazadır. 19 nahiyesi ve 128 köyünde 2 medrese, 30 okul
bulunmaktadır” şeklinde bilgi vermektedir.
Zara Osmanlı İmparatorluğu' nun son dönemlerinde biraz daha
önem kazanmıştır. Sivas 1908 yılında 4 sancaklı, 28 kazalı
bir vilayetti.Sivas' ın bugün ki mülki sınırları
içerisindeki ilçelerden yalnız Koçgiri o günlerde 2. sınıf
ilçe statüsünde olup diğerleri 3.sınıf ilçe
statüsündeydiler.
İlçeye toplu olara yerleştirilen ilk askeri birlik 36.Piyade
alayı olup nisan 1914 tarihinde gelmiştir. Alay Komutanı
Yarbay Reşit Bey' dir. 1. Dünya Savaşının başlaması üzerine
söz konusu alay Giresun' a nakledilmiş, alayın binalarını
inşa etmek için gelen amele taburu Zara' da kalmıştır. Bu
taburun yol yapmak üzere Suşehri - Erzincan güzergahına
gitmesinden sonra ilçede bir Talimgah Birliği kurulmuştur.
1915 yılında Talimgah Birliğinde baş gösteren bir salgın
hastalık üzerine, Zara' da 3 doktorun çalıştığı bir Askeri
Hastane kurulmuştur.
Salgının önü alınamayınca ilçedeki askerlerin bir bölümü
hayatlarını kaybetmişlerdir. Ölenlerin çok olması defin
işlerinde de problemler çıkarmıştır. Bunun üzerine 1915
yılında her birisi 50-60 cenaze alan büyük toplu mezarlar
yapılarak Zara Şehitliği tesis edilmiş, yapılan anıt ise
1917 yılında bitirilmiştir.
1939 Erzincan depreminden etkilenen ve üst kısmından bir
parçası yıkılan bu anıt 1974 yılında tamamen yıktırılarak
yerine sembol olarak dikdörtgen şeklinde bir anıt
yapılmıştır.
1987 yılında ise esasına sadık kalınarak yeni bir anıt
yapmış ve devrin Cumhurbaşkanı Sayın Kenan EVREN tarafından
açılmıştır.
Erzurum Kongresi ’ne Zara' da bir temsilci göndermiş,
kongrede zamanın Belediye Başkanı Emekli Yüzbaşı Recep
Efendi tarafından temsil edilmiştir. Atatürk, Erzurum’dan
Sivas’ a giderken 2 Eylül 1919’ da Zara’ ya uğramıştır.
Atatürk, eşi Latife Hanım ve beraberindeki heyetle birlikte
Sivas’tan Erzincan’a giderken 28 Eylül 1924’ te Zara’ ya
uğramıştır. Buradaki istirahatları sırasında eşi Latife
Hanım, yöredeki çocuk doğum ve bakım adetleriyle ilgili
sorular sormuş, bunun üzerine getirilen bir mahalli ebe
kendisine bilgiler vermiştir. Bu seyahatin dönüşünde Atatürk
ve beraberindekiler Şebinkarahisar’ dan Sivas’ a giderken 12
Ekim 1924 günü tekrar Zara’ ya uğramıştır.
Coğrafik Yapı
Zara' nın yüzölçümü 2456 Km²dir. Kuzey bölümü, Karadeniz
Bölgesi’ ne girmekle beraber, toprakları genellikle Yukarı
Kızılırmak havzasındadır.
İlçe toprağı,Kızılırmak vadisi boyunca uzanan ova ve
çevresindeki engebeli topraklardan oluşmaktadır. İlçe
merkezinde yükseklik ,1350 metre olduğu halde, bu havza
dışında ortalama yükseklikler 2000-2500 metre civarındadır.
Doğu Anadolu Dağları’ nın uzantıları ve Doğu Karadeniz
Bölgesi’ nin ikinci sıradağları Zara sınırları içerisine
girerler. Kuzey yönünde Karaçam, Tekeli (2621 m.), Keşiş,
Kösedağ (3500 m.) ve Kızıldağ (3015 m.) güney yönünde
Çengelli (2650 m.), Beydağı (2792 m.), Gürlevik (2676 m.) ve
Karababa dağları vardır.
Çevrenin en önemli akarsuyu Kızılırmak' tır. Kızıldağ'ın
batı eteklerinde bulunan “Kırkgöze” denilen bölümden
doğar.Vadilerden de beslenerek Zara sınırlarında Habeş
Irmağı'nı ve Acı Irmak’ ı içerisine alır. Yeşilırmak’ ın
kuvvetli bir kolu olan Tozanlı suyu da Kösedağ çevresinden
doğar, Şerefiye’ den geçtikten sonra Tokat sınırlarına
girer.
İlçe merkezine 15 Km uzaklıkta ve Sivas yolu üzerinde
bulunan Tödürge Gölü aynı zamanda Sivas’ ın en büyük gölü
olup 5 Km² alanı vardır. Cencin (Bulakbaşı) ovasının
doğusunda yer alan gölde, ortalama derinlik 20 metredir. En
derin yerinin ise 45 metreyi bulduğu söylenmektedir. Gerek
dipten kaynayan gerekse yöredeki kaynaklardan oluşan sular,
gölü bol miktarda beslemektedir. Suyu kireçli ve tuzlu
olmasına rağmen, içerisinde balık yetişen nadir göllerden
birisidir. İçerisinde iki de ada bulunan gölün fazla suları
,açılan bir kanalla Kızılırmak’ a aktarılmaktadır.
Ayrıca ilçe merkezinin 15 Km kuzeyinde Kaz Gölü mevcuttur.
Bu gölün içerisi tamamen sazlıklarla kaplıdır. Pek çok kuşun
barındığı bir yerdir. Eskiden gölde yetişen sazlıklardan
civar köylüleri hasır yaparlardı. Kuş türünün fazla oluşu,
av mevsimlerinde pek çok avcının bu bölgede avlanmasına
imkân sağlar.
İklimi :
Engebeli bir arazi yapısına sahip olan ilçenin tipik bir
kara iklimi vardır. Yazları sıcak ve kurak; kışları soğuk ve
kar yağışlı geçer.
Yağmur genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde yağar.
İklim tipinin özelliğine uygun olarak gerek gece-gündüz
gerekse yaz-kış mevsimlerinde sıcaklık farkları büyüktür.
Kuzeydoğudan esen poyraz etkisinde kalan ilçede yıllık
ortalama sıcaklık 8.6 derecedir.
Yıllık ortalama yağış ise metrekareye 579.7 kg’ dır.
Bitki Örtüsü :
Zara ve çevresinde bitki örtüsü de iklim tipine uygun olarak
dağılmıştır. Yağış az olduğu için genel olarak büyük ağaç
toplulukları ve ormanlar gelişmemiştir. Yalnız ilçe
merkezinde Kızılırmak’tan yararlanılarak kavak
yetiştirilmektedir.
Şerefiye bucağı civarında çam ormanları, 8.800 hektar
araziyi kapsar. Bolucan ve Beypınarı bucaklarının yüksek
kesimlerinde de meşeliklere rastlanır.
Aşık Veysel'in Hayatı
Sivas Tarihi ve Turistik
Yerler
Sivas Yöresel
Yemekleri ve Yemeklerin Tarifleri
İlçeleri--> Akıncılar
- Altınyayla
- Divriği -
Doğanşar -
Gemerek -
Gölova -
Gürün -
Hafik -
İmranlı -
Kangal -
Koyulhisar -
Suşehri -
Şarkışla -
Ulaş - Yıldızeli -
Zara